Arthur Hayes’e Göre 2028’e Kadar 100 Kat Kazandıracak En İyi 3 Altcoin
BitMEX’in eski CEO’su Arthur Hayes, 2028’e kadar üç altcoinin olağanüstü yükseliş gösterebileceğini öngördü. Hayes; ENA, ETHFI ve HYPE için 51 kata varan getiriler beklediğini açıkladı.
Kripto para piyasasının tanınan ismi Arthur Hayes, “Buffalo Bill” başlıklı blog yazısında yatırımcıların dikkatini çeken tahminlerde bulundu. Hayes, önümüzdeki 3 yıl içinde ENA’nın 51 kat, ETHFI’nin 34 kat ve HYPE’ın 126 kat yükselebileceğini söyledi.
Küresel Likidite Vurgusu
Hayes, analizini küresel likidite döngülerine dayandırdı. Ona göre dolar likiditesinin arttığı dönemlerde kripto piyasaları güçleniyor. Daha önceki boğa koşullarında olduğu gibi, yeni projelerin yatırımcılara yüksek kazanç sağlayabileceğini savunuyor.
Dolayısıyla ENA ve ETHFI, altyapı ve likit stake alanlarına odaklandıkları için yeni sermaye girişlerinden yararlanabilir. HYPE ise kültür ve spekülasyon odaklı yapısıyla, temel faktörlerin ötesinde daha büyük ralliler başlatabilir.
Hayes, geçmiş tahminlerinde yalnızca yüzde 25 oranında isabet sağladığını kabul etse de iddialı öngörüleri yatırımcı algısını etkilemeyi sürdürüyor.
Son günlerde yatırımcı ilgisi büyük ölçüde HYPE üzerinde yoğunlaşırken ENA ve ETHFI daha temkinli bir görünüm sergiliyor. Güncel fiyatları incelediğimizde ise şu şekilde bir tablo ortaya çıkıyor:
- ENA, 0,64 dolar seviyesinde işlem görüyor.
- ETHFI, 1,09 dolar civarında dalgalanıyor.
- HYPE, 50 doların üzerine çıkarak tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı.
“İlk Gerçek Kripto Bankası”
Hayes ayrıca Codex isimli projeyi öne çıkardı. Projeyi “ilk gerçek kripto bankası” olarak nitelendiren Hayes, platformun şeffaf rezervler sunarak stablecoin ihraççılarından ayrıldığını belirtti. Ayrıca Codex’in, geleneksel finans ile blockchain arasında köprü oluşturabileceğini de ifade etti.
Hayes’e göre yeni bir boğa döneminin en önemli itici güçleri bol likidite ve yatırımcıların risk iştahı olacak. Eleştirmenler ise söz konusu öngörülerin garanti değil, daha çok “düşünce deneyi” olarak görülmesi gerektiğini vurguluyor.
